Anasayfanız yapın    Favorilerine Ekle   Reklam   E - Mail   Sende yaz      
Ana sayfa Akdeniz Ege bölgesi Marmara Karadeniz İç Anadolu Güneydoğu Doğu Anadolu Gezi notları
» Sponsorlarımız
 » Akdeniz Bölgesi

Misis

Tarsus - Mersin

Alahan manastırı

Kız Kalesi

Kanlıdivane ( Kanytellis

Elaiossa Sebastes

Olba Diocaesarea

Silifke

Anamur kalesi

Anamorium - Anamur
 » Ege bölgesi

Doğanbey Koyu İzmir

Sığacık - İzmir

Alaçatı -İzmir

Mordoğan / İzmir

Ildırı Köyü / Çeşme

Çeşme / İzmir

Urla / İzmir

Şakran / İzmir

Çandarlı / İzmir

İzmir sahilleri
 » Marmara Bölgesi

Edirne tarihi ve doğal gü

Bursa tarihi ve doğal güz

Kıyıköy / Vize / Kırklare

İğneada / Kırklareli

Bursa

Edirne

Edirne Arkeoloji Müzesi
    
» Tarsus - Mersin

Tarsus - Mersin

 
» Tarsus; Hıristiyanlığın kurucularından Aziz Paulus´un doğduğu, Neolitik Çağdan itibaren yerleşimin olduğu tarihi bir ilçe merkezi yerleşim alanıdır.

Tarsus - Mersin

Gözlükule Höyüğündeki araştırmalar sonucu Tarsus'daki yerleşimin Neolitik Çağdan Son Tunç Çağı'na kadar kesintisiz olarak sürdüğü saptandı. Yöreye MÖ 7. ve 6. yy'larda geldiği sanılan Yunanlılar'm, burada eski bir yerleşimle karşılaştıkları biliniyor. Ancak kentin ilk kuruluşu hakkında bilgiler yetersizdir. Yaygın bir söylenceye göre kent, Asur Kralı Sardanapal tarafından kuruldu. Önceleri Tarsos adıyla anılan yerleşmeye, sonraları Latince Tarsus denildi ve bu ad zamanımıza kadar bozulmadan geldi. Kent, daha sonra Persler'in eline geçti ve Kilikia Satraplığı'nın merkezi oldu. MÖ 333'te Büyük İskender, Darius III ile savaşmak üzere Toroslar'dan geçerek Tarsus'a indi ve kenti ele geçirdi. İskender'in ölümünden sonra kent Seleukoslar'ın yönetimine geçti. MÖ 66'da Kilikia bir Roma eyaleti olunca, Tarsus da bu eyaletin merkezi olarak Roma'ya bağlandı. Roma Komutanı Marcus Antonius ile Kleopatra'nın Tarsus Çayı yoluyla kente gelmeleri de yerleşmenin ilgi çekici tarihi özelliklerindendir.


Kent, Hıristiyanlığın kurucularından Aziz Paulus'un doğduğu yer olarak da Hıristiyan tarihi bakımından önem taşır.

Kentin tarihi, Müslümanlık'ın ortaya çıkışıyla yeni bir döneme girer. 637'de Araplar'ın egemenliğine giren Tarsus onarıldı ve Bizans sınırında bir sınır yerleşmesi (uç kent) olarak önem kazandı. Emeviler ve Abbasiler döneminde Bizanslılarla Araplar arasında birçok kez el değiştiren kent, 965'te Bizanslılar'ın, 1082'de Selçukluların, 1097'de.de Haçlılar'm eline geçti. Bu dönemde Antakya Prensliği'ne bağlanan kentin, 1133'te Ermeni prenslerinden Levon'un egemenliğine girdiği bilinir.Tarsus, 13. yy'dan sonra Memluklar'ın ve zaman zaman da Ramazanoğulları ve Dulkadiroğulları beyliklerinin yönetiminde kaldı. 1516'da Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılan kentin yönetimi Ramazanoğulları'na verildi.

Eski Cami:
İçindeki Ermenice yazıtlardan, 1102'de Kral Oşin'in oğullarıtarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Ramazanoğulları'ndan Şehabettin Ahmet Bey zamanında yazıtları kaldırılıp minare eklenerek camiye çevrildi.

Ulu Cami (Makam Camisi):
Ramazanoğulları'ndan İbrahim Bey tarafından 1579'da yaptırılan caminin iç mekanı iki sıra sütunla 3 bölüme ayrılmaktadır. Minberinin mermer korkuluklarında hatai ve rumi süslemeler vardır. Doğusuna bitişik türbede Şit Peygamber, Lokman Hekim, Halife Memun ve güneydeki türbede Bilal-i Habeşi'nin gömütleri bulunmaktadır.

Şahmaran Hamamı:
Tarsus ilçe merkezindeki hamam, 8 bin yıllık bir geçmişe sahip olup şimdi bile kullanılmaktadır. Hamamın mermer duvarlarında hiç çıkmayan kırmızı lekeler vardır. Bunların, Tarsus Kralı Tacianus'un hastalığına iyi geleceği ümidiyle, yılanlar padişahı Şahmaran'ın başının kesildiği sırada duvarlara sıçrayan kan lekeleri olduğuna inanılır. Bu efsaneyi anlatan iki bin yıllık paralar bulunmuştur.

Tarsus Müzesi:
Yöredeki buluntular uzun süre belediye binasında ya da okullarda sergilendi. 1972'de onarılan Mehmet Efendi Medresesi müze haline getirilince, yöredeki etnografik ve arkeolojik yapıtlar burada toplandı. Ancak bölgedeki önemli buluntuların, çeşitli ve ilgi çekici mozaiklerin çoğu Hatay ve Adana müzelerindedir.

Kleopatra Kapısı:
Eski Tarsus'u çevreleyen üç dizi surun Bağ, Deniz ve Adana adlı üç kapısından biridir. Kleopatra, Tarsus'a Deniz Kapısı'ndan girdiği için kapı onun adıyla anılır.

Donuktaş:
Kentin güneydoğusunda Tekke Mahallesindeki dikdörtgen planlı, görkemli yapının işlevi bilinmemektedir.

Başa Dön

 
© 2008 Anatolia Turkey
Site Map | Ölüdeniz | Ordu | Karadeniz turu | Travel | Gezi yerleri | Gezi | Fethiye | tatil| Oteller | Foto galeri | Tatil | Video | Acenteler | Balayı
Bu sitede yayınlanan yazılar site sahibinin yazılı izni olmadan, kısmen dahi olsa kullanılamaz.