Anasayfanız yapın    Favorilerine Ekle   Reklam   E - Mail   Sende yaz      
Ana sayfa Akdeniz Ege bölgesi Marmara Karadeniz İç Anadolu Güneydoğu Doğu Anadolu Gezi notları
» Sponsorlarımız
 » Akdeniz Bölgesi

Misis

Tarsus - Mersin

Alahan manastırı

Kız Kalesi

Kanlıdivane ( Kanytellis

Elaiossa Sebastes

Olba Diocaesarea

Silifke

Anamur kalesi

Anamorium - Anamur
 » Ege bölgesi

Doğanbey Koyu İzmir

Sığacık - İzmir

Alaçatı -İzmir

Mordoğan / İzmir

Ildırı Köyü / Çeşme

Çeşme / İzmir

Urla / İzmir

Şakran / İzmir

Çandarlı / İzmir

İzmir sahilleri
 » Marmara Bölgesi

Bursa tarihi ve doğal güz

Edirne tarihi ve doğal gü

Kıyıköy / Vize / Kırklare

İğneada / Kırklareli

Edirne Arkeoloji Müzesi

Bursa

Edirne
    
» Alabanda

Alabanda

 
» Alabanda; Çine´nin 12 km batısında, Doğanyurt Köyü´nde bulunan antik Karia kenti.

Alabanda

Helenistik dönemin en önemli eğlence ve kültür merkezlerinden biri durumundaki kentin kuruluşu, efsanevi kral Kar'a dayandırılır. Kar'm kazandığı zafer sonrasında, ovada kurulan kentin adı; Karia dilinde at anlamına gelen ala ve zafer anlamına gelen banda sözcüklerinin birleşmesinden oluşur. MÖ 15. yy'da, Waliwanda diye bilinen kent, Menderes Ovası'nın bereketli toprakları üzerinde kurulmuş Miletos'tan başlayan ticaret yolları üzerindeydi. Bu elverişli konumu nedeniyle Hititler'le Akalar arasında çatışmalara neden oldu.

Helenistik dönemde, Seleukos Krallığı'nın egemenliğine girdi (MÖ 3. yy). Alinda gibi, Karia Birliği'nin üyesiydi. Seleukoslar tarafından adı Antiokheia olarak değiştirildi. Krallığın yıkılışından sonra, yeniden Alabanda olarak anılmaya başlandı. MÖ 2. yy' da, Maiandros'ım güneyi, Karia ve Lykia'nın büyük bölümü Rodos'a verildiğinde bağımsızlığını korudu. Roma egemenliği sırasında da bağımsız kaldı ve yönetimle iyi ilişkilerini sürdürdü. Süs gereci ve özel amaçlı keramik yapımında yararlanılan siyah mermer, başlıca gelir kaynaklarından biriydi. Alabandalı Hermogenes gibi çok sayıda mimar ve sanatçı antik dünyada adını duyurdu. Hıristiyanlık sırasında, Stauropolis Metropoliti'ne bağlı piskoposluktu.

Yerleşme, güneyden iki tepenin sınırladığı ovanın üzerindedir. Kalıntılar, ırmakların getirdiği birikintilerle yer yer örtülmüş durumdadır. Toprak üstünde görülebilen yapılar sınırlıdır. Güneydeki iki tepenin doruğunda, kent surlarından bölümler vardır. Ovadaki dikdörtgen planlı yapı, Helenistik döneme tarihlenen bouleuterion ya da meclis binasıdır. Yapının kuzeybatısında, çok az bölümü toprak üstünde görülebilen dikdörtgen alanın agora olduğu tahmin edilmektedir. Güneybatıdaki tepenin eteğinde, Dor düzenli, pronaos ve celladan oluşan bir tapınağın kalıntıları vardır.

Dor tapınağının kuzeyinde yer alan yapının ise Roma İmparatorluk döneminde, Apollon İsotimos ve Kutsal İmparator kültlerine ayrıldığı yazıtlardan anlaşılmaktadır. Güneydoğu tepesindeki tiyatronun, cavea destek duvarının bir kısmı görülebilmektedir. Kentin dışında, batıda, nekropol (mezarlık) yer alır.

Başa Dön

 
© 2008 Anatolia Turkey
Site Map | Ölüdeniz | Ordu | Gezi yerleri | Gezi | Fethiye | Tatil | erken rezervasyon | Balayı
Bu sitede yayınlanan yazılar site sahibinin yazılı izni olmadan, kısmen dahi olsa kullanılamaz.