Göller ve çevresindeki 2019 hektar arazi, sahip olduğu orman
örtüsünün ve barındırdığı hayvan türlerinin korunması amacıyla 1965'te Milli
Park olarak ayrıldı. Parka adını veren yedi göl, yükselti farkı 10 m olan iki
plato üzerindedir ve hepsi de toprak kayması sonucu oluşan set gölleridir.
Büyükgöl, Küçükgöl ve Deringöl 780 m yükseltili ilk
platodadır. Bunlardan en büyüğü adından da anlaşılacağı gibi derinliği 15 m,
alanı 22 dekar olan Büyükgöl'dür. Güneydoğusunda, bir ayakla kendisine bağlı
bulunan ve 10 dekarlık alan kaplayan Deringöl,
kuzeydoğusunda ise yaz aylarında kuruyan Küçükgöl yer alır. 880 m yükseltili
ikinci platodaki göllerin en büyüğü, alanı 16 hektar olan Nazlıgöl'dür. Bu
gölün sularıyla beslenen yeraltı derecikleri, kuzeydoğusundan yüzeye çıkarak
küçük şelaleler oluşturduğundan bir diğer adı da Şelale Gölü'dür.
Sazlıgöl ile yaz aylarında kuruyan Ortagöl ve Aşağıgöl de
aynı plato üzerindedir. Sahip olduğu doğal değerlerin biraraya gelerek
oluşturduğu ilginç görünümler yanında, Milli Park'm dikkat çeken önemli diğer
özellikleri, değişik ağaç türlerini içeren orman örtüsü ve zengin yabanıl
yaşamıdır.
Ayrıca göllerde balık da vardır ve içlerinde en önemli ve
bol olanı alabalıktır. En çok ziyaretçiyi nisan-ekim ayları arasındaki dönemde
çeken Milli Park, birbirinden güzel ve çarpıcı manzaralarla bezelidir.