Yapılan araştırmalar, yöredeki yerleşme tarihinir Kalkolitik
Çağ'a (MÖ 4000-3000) değin uzandığını ortaya koydu. Ancak kentin siyasal ve
tarihsel açıdan önem kazandığı dönem, Ani Bagratlı Krallığı dönemidir. Bagratlı
Kralı Aşot İL tarafından 962'de başkent seçilmesiyle burada krallık kuruldu.
Büyük Selçuklular'ca sürekli yinelenen akınlar sonuçsuz kaldı. 1064'te, Sultaı
Alparslan tarafından 24 günlük bir kuşatmadan sonra alındı. Selçuklular adına
kentin yönetimini üstlenen Şeddadlılar döneminde Gürcü akınları etkili oldu.
1161-1164 arasındaki Gürcü egemenliğinden sonra, kent kesin
bir biçimde Selçuklular'ın elin< geçti. 1200'de yeniden egemenlik kuran
Gürcüler, 1239'a değin varlıklarını korudular. 1239-1355 arasında Moğollar'ın
yönetiminde kaldı. 1356'da Altınordu, 1380'de Karakoyunlu devletlerinin
egemenliğine girdi. 1387'de Timur'un kuşatmasına direnemeyerek teslim olan
Karsla birlikte yönetim değişti. 1406'da yeniden Karakoyunlular'ın eline
geçti.1468'de kapısından ortadakine, sağ üstündeki arslan kabartması nedeniyle
Arslanlı Kapı, sağdakine Çiftebeden Kapısı, soldakine Hıdrellez Kapısı denir.
Arslanlı Kapı'daki arslan kabartmasının yanında, Sultan Menuçehr'e ait bir
yazıt yer alır. Taş surların düzlüğe rastlayan kuzey kesimi, sık aralıklarla
yerleştirilmiş iki katlı kulelerle güçlendirilmiştir.
Kentin güneyindeki Orta Ani Surları ya da İçkale denilen
surlar ise 10. yy'm başında Aşot III tarafından yaptırıldı. Sur içinde, kent merkezinde yer alan Büyük
Katedral ya da Selçuklu dönemindeki adıyla Fethiye Camisi, Ermeni mimarisinin
en belirgin örneğidir. Güney duvarındaki yazıtta Kral Sımpat II döneminde
yapımına başlanıp Kraliçe Katerina döneminde (989-1020) bitirildiği belirtilir.
Yapı, Yunan haçı planında kubbeli bir bazilikadır. Apsis, sekiz eşit nişe
bölünmüş olup yanlarda hücreler vardır.
Surp Krikor Kilisesi ya da Horentz Kilisesi kentin
doğusunda, Arpaçay'a inen sarp kayalıkların eteğinde yer alır. Güney
duvarındaki yazıtta, 1215'te Dikran'ın yaptırdığı yazılıdır. Dış yüzünde alçak
kabartma sütuncuklar, sağır kemerler ve kemerlerin birleştiği yerde kuş ve
hayvan figürleri vardır. Merkezi planlı yapı, konik kubbeyle örtülüdür. İç
mekân İncil'den alınan konuların canlandırıldığı freskler, stilize bitki ve haç
motifleriyle bezelidir.
Katedralin kuzeybatısında, arka arkaya iki kilise vardır. Kral
Hayk'ın Surp Krikor Kilisesi, 11. yy'a tarihlenen merkezi planlı bir yapıdır.
Günümüze çok az kalıntısı ulaşmıştır. Bu kilisenin güneyinde, Pahlavidler'in
aile gömütü olduğu sanılan yonca planlı Surp Krikor Kilisesi yer alır. 10. yy'a
tarihlenen yapının duvarlan dıştan üçgen nişlerle bezelidir. Arpaçay'ın
batısındaki vadide, 12. yy'ın sonuna tarihlenen Altıgen Martyrion'un duvarları
ve konik çatının kasnağı, yarım sütunlar ve sağır kemerlerle
bölümlendirilmiştir. Bunun gibi yıkık durumdaki diğer kiliseler arasında;
doğudaki Keçeli Kilise ya da Halaskar Kilisesi (Surp Pırgiç 11. yy), güneydeki
kayalıklar üzerinde 13. yy kilisesi, surların dışında kuzeydoğudaki Çoban
Kilisesi, doğu uçtaki Bakireler Manastırı ile batı uçtaki Aşot Kilisesi
sayılabilir.
Günümüze ulaşabilmiş Selçuklu yapıları az sayıda ve çok
yıkıktır. Ebul Muammeran Camisi (12. yy), Büyük Katedralin güney batısındadır.
Son cemaat yeri ile dış avlusu yıkılmış olan caminin üç sahınlı ana mekânı
renkli mozaik kaplıdır. Sekizgen minaresi gözetleme kulesi olarak da
kullanılmıştır. Büyük Katedral'in batısındaki Menüçehr Camisi'nden geriye (11.
yy), minare ile duvarlarından kimi bölümler kalmıştır. Kentin ortasındaki
kervansaray 12. yy'a tarihlenir. Çiftebeden Kapısı'nın batısında, dik bir
yamaçta konumlanmış yapı saraydır. Arpaçay üzerindeki tek gözlü Selçuklu
köprüsünün kemer bölümü yıkılmıştır.