Baştan sona yaya olarak bir saatte dolaşmak mümkün. Ancak büyüklüğü ile orantısız bir tarihi geçmişe sahip. Antik Pitane kentine ait izler M.Ö. 4000'li yıllara kadar uzanıyor. Anlamı; kadın kenti, kraliçe kenti olan Pitane sözcüğü efsaneye göre Amazon kadın savaşçılara dayanıyor. Amazon "memesiz" anlamına geliyor.
Yine Strabon Herodot, Dio-doros gibi antik çağın tarih yazarlarına göre amazonlar yayı germek ve daha rahat ok atabilmek için kızlık çağlarında bir memelerini dağlamışlar. İyi at süren bu çevik savaşçı kadınlar topluluğu Karadeniz kıyıları ve Kafkasya'dan Ege kıyılarına gelerek ticari koloniler kurmuşlar.Tarım ve kent yaşamıyla erkekler uğraşırken kendileri avcılık ve savaş ganimetleriyle geçinmişler. Turizmin yanında tarım bugün de Çandarlı-nın önemli bir geçim kaynağı. Bergama yolundan Çandarlı yönüne saptığınızda Bakırçay'ın suladığı ovanın bereketi hemen anlaşılıyor. Her yer yemyeşil. Nadasa bırakılan tarlalarda türlü çiçekler göğermiş, insan ister istemez arabayı durdurup bu baş döndüren güzellikleri kaydetme ihtiyacı hissediyor. Belediyenin önünden ara sokaklara sapıyoruz.
Beyaz badanalı evler çevrelediği arnavut kaldırımlı yollardan iskeleye iniyoruz, iskelede onlarca balıkçı teknesi "heyamola" bekliyor, iskeleden kıyı şeridini takip eden yolun çevresini sarı papatyalar süslüyor, işte Çandarlı'yı ziyaret vaktini bu çiçekler belirliyor. İki haftaya kalmaz, sıcak iyice bastırır, yeşil damarlara hayat veren su çekilir, bu sarı çiçeklerin yerini insan kalabalıkları almaya başlar, o zaman da bu nazenin kıyının asudeliğinden eser kalmaz.