Anasayfanız yapın    Favorilerine Ekle   Reklam   E - Mail   Sende yaz      
Ana sayfa Akdeniz Ege bölgesi Marmara Karadeniz İç Anadolu Güneydoğu Doğu Anadolu Gezi notları
» Sponsorlarımız
 » Akdeniz Bölgesi

Misis

Tarsus - Mersin

Alahan manastırı

Kız Kalesi

Kanlıdivane ( Kanytellis

Elaiossa Sebastes

Olba Diocaesarea

Silifke

Anamur kalesi

Anamorium - Anamur
 » Ege bölgesi

Doğanbey Koyu İzmir

Sığacık - İzmir

Alaçatı -İzmir

Mordoğan / İzmir

Ildırı Köyü / Çeşme

Çeşme / İzmir

Urla / İzmir

Şakran / İzmir

Çandarlı / İzmir

İzmir sahilleri
 » Marmara Bölgesi

Bursa tarihi ve doğal güz

Edirne tarihi ve doğal gü

Kıyıköy / Vize / Kırklare

İğneada / Kırklareli

Edirne Arkeoloji Müzesi

Bursa

Edirne
    
» Sığacık - İzmir

Sığacık - İzmir

 
» Sığacık Seferihisar ilçesinin balıkçı kasabası. Urla´dan çıkıp inanılmaz güzellikteki tarlaların ve çiftliklerin arasından ilçe merkezine varıyoruz. Burası İzmirin tarım merkezi. Mandalina bahçeleri, bağlar, zeytinlikler göz alabildiğine uzanıyor. Biranda karşımıza dikiliveren bir tepeye çıkmayı teklif ediyorum. Arkadaşım önce tereddüt ediyor. Sonra bana uyuyor.

Sığacık - İzmir

Kekik kokularının iyot kokusuna karıştığı havayı derin derin ciğerlerimize çekerek tırmanıyoruz granit kayaları. 150 metrelik zirveye vardığımızda muhteşem bir manzara bizi karşılıyor. Körfeziyle Sığacık, güneyde Doğanbey burnuna kadar bütün bir sahil şeridi ve elbette yekpare Seferihisar ovası zümrütten bir halı gibi uzanıyor ayaklarımızın altında. Bu benim gizli formülümdür. Gideceğim yerin çevresinde tırmanması çok zor olmayacak tepeleri gözüme kestirir ve zirvede de ödülümü alırım. İnsan bunu aşağıdan hissedemez.

Karşıdan çok yayvan ve basit görünen bir yüksekliğin bu kadar dramatik bir görüş açısı sağlayacağını düşünemez. Ama işte her seferinde işe yarar. Sığacık bize fırtınayla merhaba dedi. Hem de ne fırtına. Bir an için "rüzgar santralini Alaçatı'ya değil buraya kursalarmış"diye içimden geçirmedim değil. Kurulmasından bu yana çok fazla gelişmemiş olmasının bir sebebi de bu fırtınalar olabilir mi? Bu düşüncelerle Piri Reis'in emriyle yaptırılan kale içini keşfe koyulduk. İşte her şeyiyle Türk kültürünü yansıtan bir kale. Çeşme ve Çandarlı kalelerinden çok farklı. Çünkü içinde hayat var! Beyaz badanalı evlerinden şen kahkahalar yükseliyor, daracık sokaklarını çocuklar şenlendiriyor. Bir de beş yüz yıllık şirin mi şirin bir camisi var.

Piri Reis'in, Barbaros Hayrettin'in secde ettiği yerde namaz kılmak insana nasıl huşu vermez. Kasabanın ismi bakkalıyla, manavıyla, berberiyle bu kaleye sığdığından kaynaklanıyordur kim bilir? Şurası bir gerçek ki, hayatla mekan ve kale iç içe geçmiş Sığacıkta. Dış mahalle evlerinin kale duvarları üzerinde yükselmesi bunun en açık ispatı. Keşif turumuzu kahvede yorgunluk çayı içerek noktaladık. Bahçede, hararetli yaz günlerinde gölge yapması için sazdan örülmüş tavanın altında iki yaşlı dama oynuyor, bir kaçı da onu seyrediyordu. içerde, turuncu duvarlar arasında yine çene çalan ve kağıt oynayan yaşlılar... Gençler çalışıyordu elbette, her Anadolu kasabasında olduğu gibi. Kimi teknesini onarıyor, kimi ağları onarıyor kimi de bir sonra ki ava hazırlık yapıyordu. Fırtınanın etkisini içimizi ısıtan çayla savıp tekrar koyulduk yola. Sığacık yavaş yavaş yazlıkçı yağmasına yenik düşmeye başlayan Akkum, Ekmeksiz gibi çok güzel koylara sahip. Su her zamanki gibi berrak, mayıs başı itibariyle tek tük sörf yapanlar dışında plajlar boş.

Bir yol tutturup bize ne tür sürprizler hazırlayacağını denedik. Çoğu zaman 1/250.000 lik haritalar bile arzu edilen yeri bulmada yetersiz kalıyor. Yol güzel bir çam ormanın içinden kıvrıla kıvrıla düzlüğe indi. Bozuldukça bozuldu. Endişelenmeye başladığımız ve geri dönmeyi düşündüğümüz bir sırada Teos antik kentinin yanında son buldu. Ne bir levha, ne açıklama, ne de koruma. Binlerce yıllık sütunlar uykularından asla uyanmayacaklarmışçasına bir tarlanın ortasında öylesine uzanmış yatıyor. Çevrenin olağanüstü güzelliği, gelincikler ve zeytin ağaçlarının insana ferahlık veren görüntüsü olmasa arazinin lanetlenmiş bir yer olmasına hükmedebilirsiniz.

Çoğu antik kent gibi Teos da bir kıyı kolonisi olduğundan yakınlarda olması gereken denizi arıyoruz. Çiçek denizini andıran çayırların ortasından geçerek kısa süre sonra maviliği yakalıyoruz. Burası Sığacık'ın tam güneyinde Seferihisar'ın içme suyunu sağlayan çayın denizle birleştiği nokta. Kıyıda bir turist umarsızca güneşleniyor. Burayı nasıl bulmuş belli değil. Ama manzaranın keyfine vardığı her halinden belli.

Başa Dön

 
© 2008 Anatolia Turkey
Site Map | Ölüdeniz | Ordu | Karadeniz turu | Travel | Gezi yerleri | Gezi | Fethiye | tatil| Oteller | tatil resimleri | Tatil | erken rezervasyon | | Balayı
Bu sitede yayınlanan yazılar site sahibinin yazılı izni olmadan, kısmen dahi olsa kullanılamaz.